Gözden kaçırmayın
Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti'nden Ayvalık Tekne Turu DavetiBolu'da geçtiğimiz yıl kurban bağışı toplayan ancak bu bağışlarla tek bir kurban bile kesmeyen vakıf yöneticileri hakkında soruşturma başlatıldı. Bolu Belediyesi'ne bağlı BolSeV Vakfı'nın 884 bin TL topladığı 68 hisselik kurban bağışlarının amacı dışında kullanıldığı tespit edildi.
Bağışlar kurban kesmek için toplanmıştı
2025 yılında BolSeV Vakfı, sosyal medya üzerinden "Kurbanlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" çağrısıyla vatandaşlardan bağış topladı. Ancak müfettiş raporları, vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı veya kesimine ilişkin tek bir işlem olmadığını ortaya koydu.
Şüphelilerin savunması şaşırttı
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan BolSeV Yönetim Kurulu Üyesi Ali S., "Bağışı kurban kesmek için değil, öğrencilere burs vermek için topladık" şeklinde savunma yaptı. Bu ifade soruşturma dosyasına girdi ve iddianameye yansıdı.
4 şüpheliye 7 yıl hapis riski
Soruşturmada Bolu Belediye Başkanı ve BolSeV Yönetim Kurulu Başkanı Tanju Özcan, BolSeV Yönetim Kurulu Üyesi Ali S., L.B. ve A.Ö. olmak üzere 4 şüpheli hakkında cezai işlem başlatıldı. 36 mağdurun bulunduğu dosyada, şüphelilerin kişi başı 7 yıl hapis cezasıyla yargılanabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye'de vakıf denetimleri
Türkiye'de vakıflar tarafından toplanan kurban bağışlarının denetimi Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor. 2024-2026 döneminde vakıfların kurban bağışlarını amacına uygun kullanım oranlarının artırılması için yeni düzenlemeler getirildi. Bolu'da ise son 5 yılda vakıf dolandırıcılığı soruşturmalarında mahkûmiyet oranlarının arttığı biliniyor.
Benzer vakalar ve yasal süreç
Bolu'da daha önce de BOLSEV Vakfı ile ilgili soruşturmalar gündeme gelmişti. 116,8 milyon liralık gelirin yalnızca 11,9 milyon lirasının burs olarak dağıtıldığı iddiaları üzerine vakıf yöneticileri hakkında soruşturma başlatılmıştı. Yargı süreci devam eden bu davalar, vakıf yönetimlerindeki denetim zafiyetlerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Editör Yorumu
Bu olay, sosyal yardım kuruluşlarının şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Vatandaşların dini duygularını ve yardımseverliklerini istismar eden bu tür vakalar, toplumsal güveni zedeliyor. Yargı sürecinin titizlikle yürütülmesi ve benzer vakaların önlenmesi için vakıf denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.


Yorumlar
Yorum Yap