Gözden kaçırmayın

Büyükşehir Güney Marmara’da üreticilere desteğini sürdürüyorBüyükşehir Güney Marmara’da üreticilere desteğini sürdürüyor

Anayasa Mahkemesi'nden LNG Sektörüne İki Önemli İptal

Anayasa Mahkemesi (AYM), sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sektörünü ilgilendiren iki kritik düzenlemeyi geçersiz kıldı. Kararlar, hem depolama tesislerinin denetim muafiyetini hem de yüzen terminal işletimine ilişkin yetki paylaşımını hukuka aykırı buldu.

Kapasite Artışları İçin Denetim Muafiyeti Kalktı

Yüksek Mahkeme, 4646 sayılı kanunun 4. maddesine eklenen hükmü iptal etti. Bu düzenleme, LNG depolama tesislerindeki kapasite artışlarının veya yeni tesislerin belirli bir süre şartlara uygunluk denetiminden muaf tutulabilmesine olanak tanıyordu. AYM'nin bu kararı, sektördeki denetim ve çevre güvenliği mekanizmalarının hukuki önemini vurguladı.

Karar, özellikle Burhaniye'deki projelere karşı mücadele veren Burhaniye Çevre Platformu (BURÇEP) gibi sivil inisiyatiflerin görüşleriyle örtüşüyor. Platform, denetimsiz kapasite artışlarının çevresel riskler oluşturabileceğine dikkat çekmişti.

Yüzen LNG Tesisleri İçin Yetki Düzenlemesi İptal Edildi

AYM, yüzen LNG tesislerinin işletilmesi ve yer değişikliğine ilişkin istisnaların belirlenmesi yetkisinin EPDK'ya bırakılmasını da Anayasaya aykırı buldu. İptal edilen kural, bu yetkinin ilgili bakanlık görüşü alındıktan sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) verilmesini öngörüyordu.

Mahkeme gerekçesinde, bu düzenlemenin temel ilke ve esaslar belirlenmeden geniş bir yetki alanı oluşturduğuna işaret etti. Bu durumun, idarenin takdir yetkisini denetlenemez hale getirebileceği ve piyasa aktörleri arasında eşitsizliğe yol açabileceği değerlendirildi.

Kararın Temel Dayanağı: Teşebbüs Özgürlüğü

İptal kararının merkezinde, Anayasa'nın 48. maddesinde güvence altına alınan teşebbüs özgürlüğü ilkesi yer alıyor. AYM gerekçesinde, "Kuralla yüzen LNG tesislerinin işletilmesi ve yer değişikliği kapsamında sağlanacak istisnalar konusunda temel ilke ve esaslar belirlenmeden Kurula yetki verilmesi, teşebbüs özgürlüğünün kanunla sınırlanması ilkesiyle bağdaşmamaktadır" ifadelerini kullandı.

Bu hüküm, yasama organının idareye yetki devrederken açık, anlaşılır ve öngörülebilir çerçeveler çizmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Karar, enerji yatırımlarının da her alandaki girişimcilik faaliyeti gibi hukuki güvenceye ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

Sonuç olarak, AYM'nin bu kararları, LNG alanındaki mevzuatın Anayasa'ya uygun şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Hem çevre denetimlerinin hem de piyasa düzenlemelerinin hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde şekillenmesi gerektiği vurgulandı.