Gözden kaçırmayın

Can Dost’un Yeni Rotası Belli OlduCan Dost’un Yeni Rotası Belli Oldu

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde ikinci marina projesi tartışmaları büyüyor. Burhaniye Çevre Platformu (BURÇEP) ve Ayvalık Kent Çalışmaları Derneği, kent merkezinde planlanan projeye karşı ortak bir raporla Ayvalık Kent Konseyi'ne başvurdu. Dernek adına konuşan Erol Çetintaş, projenin Ayvalık'ın ekolojik dengesi, kamusal kıyı alanları ve yerel denizcilik kültürü üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koydu. Dernek, kıyı alanlarının korunmasını ve kentlinin denizle kamusal, eşit ve sürdürülebilir ilişkisinin sürdürülmesini temel ilke olarak benimsediğini açıkladı. Çetintaş, kent merkezini doğrudan etkileyecek ikinci bir marinanın küçük balıkçıların ve yerel denizcilik kültürünün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir zorunluluk olmadığını vurguladı.

Ekolojik Taşıma Kapasitesi Alarm Veriyor

Raporda, Ayvalık iç denizinin mevcut koşullarda dahi ekolojik taşıma kapasitesinin sınırlarında olduğu belirtildi. Yetersiz kanalizasyon altyapısı, artan tekne trafiği, yakıt ve sintine atıkları, dip taramaları ve dolgu faaliyetleri gibi sorunların altı çizilirken, ikinci bir marinanın yaratacağı ilave yükün bu hassas ekosistem tarafından taşınamayacağı uyarısı yapıldı. MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi'nde yayımlanan 2019 tarihli bir Ayvalık araştırması, turistik destinasyonlarda sosyal taşıma kapasitesi algısını ve tekrar ziyaret niyetine etkisini inceliyor. Bu çalışma, Ayvalık'taki ekolojik taşıma kapasitesinin turizm baskısı altında nasıl aşındığını ortaya koyuyor. Ulusal Tez Merkezi'nde yer alan ayrı bir akademik çalışma ise otel yöneticilerinin ekolojik taşıma kapasitesi ve çevre uygulamalarına yönelik algılarını araştırıyor. Bu bilimsel bulgular, derneğin endişelerini destekler nitelikte. Çetintaş, bunun öngörülebilir ve bilimsel olarak açık bir ekolojik tahribat anlamına geldiğini ifade etti. "Bu durum yalnızca bir ihtimal ya da risk değil, geri dönüşü olmayan bir yıkımdır" dedi.

Kamusal Alanlar ve Kent Hakkı Tehdit Altında

Ayvalık kent merkezindeki kıyı alanları, halkın nefes alabildiği, yürüyebildiği ve denizle doğrudan temas kurabildiği nadir kamusal mekânlar arasında gösteriliyor. Dernek, projenin hayata geçmesi durumunda kıyı çizgisinin dolgu ve işgallerle özel kullanımlara devredileceğini, kamusal alanların erişilemez ve denetlenemez hale geleceğini öne sürdü. SETUR Marina AVM örneğinde görüldüğü gibi telafisi mümkün olmayan kamusal alan kayıplarının yaşanacağı kaydedildi. Anayasa ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereği kıyıların tüm toplumun ortak varlığı olduğunu hatırlatan dernek, bu alanların sermaye lehine kapatılmasını "kent hakkının sistematik biçimde ihlal edilmesi" olarak nitelendirdi.

Alternatif Öneri: Mevcut Çekek Yerinin İyileştirilmesi

Ayvalık Kent Çalışmaları Derneği, ikinci marina projesi yerine somut bir alternatif sundu. Mevcut çekek yerinin küçük balıkçılar ve yerel kullanıcılar için erişilebilir fiyat tarifeleriyle iyileştirilmesi ve kıyı erişiminin ekolojik dengeyi gözeten kamusal tasarımlarla güçlendirilmesi talep edildi. Derneğe göre, bu dışında bir proje Ayvalık açısından kamu yararı taşımıyor. Dernek, Ayvalık Belediyesi'nin bu tür bir projenin öncülüğünden acilen vazgeçmesini, kentin geleceğine ilişkin kararların bilimsel, katılımcı ve şeffaf süreçlerle alınmasını, ayrıca proje hakkındaki tüm bilgi, belge, plan ve dökümanların Ayvalık halkı ile acilen paylaşılmasını istedi.

Editör Yorumu

Ayvalık'taki ikinci marina tartışması, kıyı kentlerinde sıkça yaşanan "kalkınma" ile "ekolojik-kamusal koruma" ikilemini bir kez daha gündeme getiriyor. Derneğin, projenin bilimsel olarak öngörülebilir ekolojik tahribata yol açacağı yönündeki uyarıları dikkate alınmalı. Benzer marina ve dolgu projelerinin Türkiye'nin diğer kıyılarında da geri dönüşü zor ekolojik ve toplumsal sonuçlar dourduğu biliniyor. Kentin geleceğine dair kararların şeffaf, katılımcı ve bilimsel verilere dayalı süreçlerle alınması hem doğal hem de sosyal sermayenin korunması açısından hayati önem taşıyor.