Gözden kaçırmayın
İsmail OK Sümer Holding'de Kamu Kaynakları Denetimine Katıldıİmamoğlu'ndan Siyasi İrade ve Demokrasi Vurgusu
Ekrem İmamoğlu, 7 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Türkiye siyasi tarihinin son dönemindeki iki kritik gelişmeyi "demokrasiye darbe" olarak değerlendirdi. 2019'dan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapan İmamoğlu, hukuki süreçlere ilişkin sert ifadeler kullandı.
6 Mayıs 2019: Seçim İptali ve İlk Darbe
İmamoğlu, 6 Mayıs 2019'da Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etme kararını "16 milyon İstanbullunun demokratik seçim hakkının ortadan kaldırılması" olarak nitelendirdi. Bu karar, 31 Mart 2019'da yapılan ve İmamoğlu'nun kazandığı seçimlerin yenilenmesiyle sonuçlanmış, 23 Haziran 2019'da yapılan tekrarlanan seçimde İmamoğlu yeniden zafer kazanmıştı.
19 Mart 2025: Tutuklanma ve İkinci Darbe
İmamoğlu'nun "ikinci darbe" olarak tanımladığı 19 Mart 2025 tarihi, kendisinin diplomasının iptal edilmesinin ardından tutuklanmasının gerçekleştiği gün oldu. İmamoğlu, bu süreci "siyaseten yenemediği rakibini yargı mekanizmaları ile yok etmeye dair milli iradeye ve demokrasiye yapılan darbe" şeklinde yorumladı.
400 Günü Aşan Tutsaklık ve Mücadele Kararlılığı
Açıklamasında tutukluluk süresinin 400 günü aştığını belirten İmamoğlu, "Tıpkı 7 yıl önce olduğu gibi inanç, azim ve kararlılıktayız" ifadelerini kullandı. Marmara Cezaevi'nde devam eden yargılama sürecine rağmen siyasi mücadele kararlılığını sürdürdüğünü vurguladı.
İmamoğlu, "Kollarımızı o gün sıvamıştık, hâlâ geleceğimiz için mücadeleye devam ediyoruz" diyerek sözlerini tamamlarken, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözüyle de demokratik irade vurgusu yaptı.
Sürecin Arka Planı
Ekrem İmamoğlu, 2019 yerel seçimlerinden bu yana çeşitli yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldı. 18 Mart 2025'te diplomasının iptal edilmesi ve 19 Mart 2025'te tutuklanmasıyla başlayan süreç, Türkiye siyaset gündeminde önemli yer tuttu. İmamoğlu davasının 30 Mart 2026'ya ertelenmesiyle yargılama süreci devam ediyor.
Kamuoyundaki Yansımalar
Yapılan kamuoyu araştırmaları, İmamoğlu'nun yargı sürecine ilişkin toplumda belirgin bir kutuplaşma olduğunu gösteriyor. Bir araştırmaya göre, süreci "siyasi müdahale" olarak görenlerin oranı yüzde 48 iken, "hukuki süreç" olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 33 seviyesinde.
Editör Yorumu
İmamoğlu'nun açıklaması, Türkiye'de siyaset-yargı ilişkilerinin demokrasi standartları açısından yeniden sorgulanmasına neden oluyor. 400 günü aşan tutukluluk süresi, uluslararası insan hakları ölçütleri bağlamında da dikkatle izlenen bir konu haline geldi. Sürecin nihai sonucu, hem Türkiye'nin demokratik geleceği hem de siyasi rekabet ortamının sağlığı açısından belirleyici olacak.







Yorumlar
Yorum Yap