Gözden kaçırmayın

BAÜN'den Öğrencilere 3+1 Eğitim Modeli: Kastamonu Entegre ProtokolüBAÜN'den Öğrencilere 3+1 Eğitim Modeli: Kastamonu Entegre Protokolü

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 27-28 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi kapsamında Çin İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanı Wang Xiaoping ile önemli bir görüşme gerçekleştirdi. İki ülke arasındaki eğitim ve insan kaynakları iş birliğinin derinleştirilmesi amacıyla yapılan görüşmede, somut adımlar masaya yatırıldı.

İki Bakanın Ortak Vizyonu

Bakan Tekin görüşmede yaptığı açıklamada, "İki ülke arasında çok yakın ve bir o kadar da geliştirilebilecek bir ilişki ağı olduğunu belirterek, karşılıklı olarak hükûmet burslarından eğitim ve öğretim teknolojilerine kadar, mesleki teknik eğitimden öğretmenlerin eğitimine kadar birçok alanda iş birliği yapmak isteriz" ifadelerini kullandı. Çin İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanı Wang Xiaoping ise Türkiye ve Çin'in gelişmekte olan iki büyük ekonomi olduğuna dikkat çekerek, "Devlet Başkanları düzeyindeki diplomatik temaslar sayesinde dostane ikili ilişkilerin yeni bir noktaya taşındığını" vurguladı. Wang ayrıca, "Çin ile Avrupa ve Çin ile Türkistan arasında Türkiye'nin kilit rolü oynadığını" sözlerine ekledi.

OECD Zirvesi'nin Önemi

İki bakanın görüşmesine ev sahipliği yapan OECD 2026 Beceriler Zirvesi, İstanbul'da 64 ülkenin katılımıyla gerçekleşiyor. Zirve kapsamında, küresel beceri açığının kapatılması, mesleki eğitimde dijital dönüşüm ve insan kaynakları politikaları gibi konular ele alınıyor.

Türkiye-Çin Eğitim İş Birliği Geçmişi

Türkiye ve Çin arasında eğitim alanında var olan iş birlikleri, bu görüşmeyle daha da genişletilecek. Çin Hükûmet Bursu programı kapsamında Türk öğrenciler Çin'de lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi alırken, iki ülke bilim insanları arasındaki ortak araştırma projeleri de TÜBİTAK ve Çin Bilimler Akademisi (CAS) iş birliğiyle yürütülüyor.

Editör Yorumu

Türkiye ve Çin arasındaki bu eğitim iş birliği girişimi, küresel eğitim landscape'inde önemli bir adım olarak görülüyor. Özellikle mesleki teknik eğitim ve öğretmen eğitimi alanlarındaki potansiyel iş birlikleri, her iki ülkenin insan kaynağının niteliğini artırmada kritik rol oynayabilir. Türkiye'nin coğrafi konumunun Çin-Avrupa bağlantısında bir köprü işlevi görmesi, eğitim diplomasisinde de stratejik bir avantaj sağlıyor.